Genel uyarılmışlık hali ve kaygı

Çok düşük ve çok yüksek kaygı öğrencilerin dikkatlerini öğrendikleri konu üzerinde toplamalarını önler. Normal bir kaygı duyan öğrenci genel uyarılmışlık halinde bulunur ve dolayısıyla öğreneceği konuya karşı kayıtsız kalamaz.

Öğrencinin genel uyarılmışlık halini olumsuz yönde etkileyerek öğrenmemesine sebep olan bir durum da ortamdır. Ders çalışılan yerin öğrenciyi uyanık tutacak nitelikte olması gerekiyor. Yatakta veya gevşeme hali oluşturan herhangi bir ortamda ders çalışmak genellikle uyanıklığı ortadan kaldırmakta ve dolayısıyla verimi düşürmektedir. Spielberger (1962) yapmış olduğu bir araştırmada çok düşük ve çok yüksek akademik yeteneği olan öğrencilerde öğrenme ile kaygı arasında önemli bir fark bulamamış ancak orta düzeyde akademik yeteneğe sahip öğrencilerde yüksek kaygının öğrenmeyi engellediğini ortaya koymuştur. Genel uyarılmışlık halini, öğrenmeyi etkileyen hem iç hem de dış faktörlerden saymak mümkündür.

Kaygı genel olarak kendini iki türde gösterir .

1.Bir süre çözülemeyen bir sorun ya da doyurulamayan bir gereksinme nedeni ile düşülen geçici kaygı. Sınav kaygısı 1. tür kaygıya örnek gösterilebilir. Çünkü sınavdan sonra artık kaygısı da yok olmuştur.

2.Güvenliği tehdit eden bir durumdan ve bir sorundan dolayı ortaya çıkıp da çok uzun süreğen kaygı.

Öğrencilerin, bir konu ya da bir derste, ne kadar öğrendiğinin ne kadar ilerlediğinin bilinmesine gerek vardır. Aksi durumda öğrencinin eğitim hedeflerine ne derecede ulaştığını bilmek olanaksızdır.
Hakan KIRBAŞ
Psikolojik Danışman

KAYNAKÇA

Akbaba, S. Öğrenme Psikolojisi Atatürk Üniversitesi Yayınları Erzurum-1995

Başaran, İ. E. Eğitim Psikolojisi, Modern Eğitimin Psikolojik Temelleri, Ankara 1988

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*