Öykü ve Hikaye / Niyetim Bizanstır
Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un Fethi
Gönderen: admin   Tarih: 2007-08-27 17:39

Paylas |
NİYETİM BİZANSTIR
Sultan Fatih söze başlayıp şöyle hitap etti:
"Değerli atalarım ve dedelerim, dünya saltanatının geçici olup burada herkesin öleceğini, yaradılıştan maksadın, Allah'ı bir bilip mümkün mertebe ona yakınlaşmak olduğunu bilmekte idil¬er. Ebu Said Hudri'den (RA) nakledilmiştir ki, bir gün bir şahıs gelip Hz. Peygamber (S.A.V)'e "insanların en üstünü kimdir?" diye sorduğunda, Hz. Resul; 'Malı ve canı ile Allah yolunda savaşan mü'mindir' diye cevap vermişlerdir. Bunun sırrına eren atalarım, inkâra ve sapıklara karşı savaşmak¬ta dakika kaybetmemişlerdir. Savaşsız bir yılları ve olaysız bir ayları bile geçmemiştir. İşte ben de 'İşte bunlar Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir. Onların yoluna uy' (K.K.6/90) yüce emrine uyarak Allah'ın kelamını yüceltmeye ve Rasul'ün sünnetini diriltm¬eye bütün gücümü harcayacağım. Ta ki dünyada iyilikle anılıp ahirette bolca sevap kazandırır.
İrem bağı kendinden sadece bir köşe olan güzel Kostantiniyye, adı ve şanı ile dillerde söylen¬miş, illerde ünü tanınmış ve tarih kitaplarında yazılmıştır. Ne sebep ile böyle güzel ve değerli bir yer benim ülkemin ortasında ve idarem arasında olup da, saltanatım günlerinde küfür ocağı, taşkınlar yatağı ve asiler durağı olsun. Kısacası Bizans'ın üzerine gitmeye niyetliyim ve kesin kararlıyım. Bu yıl bahar başında, sabah rüzgârı ile konca kalaları açılıp dağlar kırmızı laleler ile donandığında karar dizginini onun fethine çevire¬ceğim. Umarım ki, tedbirimiz Allah'ın takdirine uygun düşer. Bu işi bitirmeden başka önemli bir işe başlamayacağım. Bu konuda sizler ne düşünüyor iseniz açıklayınız."
Fransız Akademi azalarından tarihçi Grousset bu noktayı görebilmiş olduğu içindir ki anlatır:
"Osmanlı fetihlerinde hiçbir şey yapılmamış ve fetihler tesadüfe bırakılmamıştır. Anadolu'ya ilk geldikleri tarih noktasından' Türkler, İstanbul'un fethine niyetlenmişlerdi. Ne var ki, her kuşatmada şehrin Batı yardımı ile kurtarıldığını iyi bellemişlerdi. O halde yardım yollarını kesmek ve oralara hakim olmak şarttı. Osmanlı'nın Rumeli'ye sıçrayışından itibaren Niğbolu, Yama ve Kosava savaşları bu sebeple bir strateji dehasının mühürleri gibidirler. Osmanlı bir taraftan Gelibolu Akdeniz' den gelecek özellikle Ceneviz donanmasının yolunu kapatırken, Avrupa yardımlarının geçiş coğrafyasına da kilit vurmasını bilmişti. İstanbul aslında Kosova Savaşı ile tam kuşatma altına alınmıştı. Fatih, iç Kaleyi ve yüzyıllık niyetleri gerçekleştirmişti.”

Yorumlar:

Henüz yorum yapılmamıştır.